İçeriğe geç
Ceren Yalçın KaplanBUTİK ASTROLOJİ
EN
Dolunay4 dakika okuma

Boğa’da Dolunay: Aynaya Bak!

Boğa’da Dolunay: Aynaya Bak! — kapak görseli

Sabahın ilk saatlerinde yılın en sert dolunaylarından birini yaşayacağız.

Dolunay, her ne kadar kalıcılığın burcu Boğa’da gerçekleşiyor olsa da, Pluto’nun haritanın en dibine dinamit gibi yerleşmiş olması, artık kangren olmuş konuları kesip atmak isteyeceğimiz türden, dönüştürücü bir enerjiyi açığa çıkarıyor.

An haritasında Akrep yükseliyor ve Güneş-Ay karşıtlığı da ilişkiler eksenine yerleşmiş gözüküyor. Dolunaya sıkı karedeki Pluto’nun yanında Juno var. Mars ve Venüs kontrası, arka planda sessizce süren bir kavgayı ifşa ediyor. Tüm bu göstergeler, hep birlikte, meselenin ‘ilişkiler’ olduğuna işaret ediyor.

Boğa’da Dolunay: Aynaya Bak! — kapak görseli

Üstelik dolunayı yöneten Venüs, Terazi’nin son derecesinden Şiron’a doğru gerilemekte: hiçbir zaman kapanmamış ama üstü örtülüp saklanmış yaraların şimdi tekrar dirileceğini ve bu kez ‘plutonik’ bir biçimde, tıpkı bir cerrahın neşteri değmişcesine keskin biçimde söküp atılacağını anlatıyor. Çünkü zamanında iyileştirmediğimiz o yaralar, şimdi sağlıklı dokuları da hasta ediyor.

Pluto bize, bu söküp atma sürecinin bir kriz ile başlayacağını ve bu krize bir şüphenin yol açabileceğini anlatıyor. Çünkü dolunaya Merkür ve Venüs retroları da eşlik ediyor... Sanki kadersel bir müdahale ile geçmişten bir şeyler yüzeye fırlıyor ve biz istesek de istemesek de yüzleşmek zorunda kalıyoruz.

Yükselen yöneticisi Mars’ın Merkür’le olan karesi de oldukça dikkat çekici. Merkür Akrep, sezgilerinin peşinde iz sürerken, şüphelerle içten içe kavrulup her şeyin altını sessiz sedasız kazarken, haritanın en tepesinde duran Mars Aslan gururunu kışkırtıyor. Öyle ki, içimizi yiyip duran şeyler, artık orada duracak sabrı bulamıyor; hesaplaşmak için doğru günü bekleyen stratejik aklımız ile gururuna yenik düşen yorgun savaşçımız ölesiye çekişiyor. Ve öyle bir an geliyor ki, önce bir alev zihnimizde parlıyor; sonrasında bir olay, bir duyum, bir söz, içimizdeki alevi bir anda harlıyor ve en sonunda sabırlar gününü bekleyen o tüm birikmişlikler, filtresizce dökülüveriyor, ateşten bir ok gibi vuruyor hedefini…

Pluto’nun dolunaydaki başrolü gösteriyor ki, çoktandır bize ait olduğundan emin olduğumuz, güvenliğine sığındığımız şeyleri sorgulamaya başlamışız; ateş çoktan düşmüş içimize! Zihnimizden geçenler, mesnetsiz bir kurgudan ibaret olabilir elbette, veyahut şimdilik yalnızca adına sezgi denebilecek bir gerçekliğin ön izlemesi de. Öte yandan bu, kendine dönmek ve köhne bir halat gibi artık çürümüş bağlarından özgürleşmek isteyen benliğimizin bir mazeret arayışı da olabilir, kim bilebilir? Her ne olursa olsun, Boğa’nın tasvir ettiği huzurlu limanlardan çok uzaktayız şimdi. Hoşumuza gitmiyor ancak yapacak bir şey de yok, derin bir uykudan tekme tokat uyandırılıyoruz ve hiçbir şey gelmiyor elimizden.

“Bazen geride bıraktıklarımız oldu zannedilebilir. Lakin ya yollar ya da zihinler değişmiştir. Kendi değerinizi diğerlerinin gözünden oluşturmay1 bırakın. İyileşmeye giden yol fırtınanın gözünden geçer.”

Cem Şen

Bu huzursuzluğun temelinde, kendinden doğup yayılan ışığın, derinlerde saklı gücün, kıymetin ve hatta sevginin kaynağını bir başkasının sularında aramak, bulamamak ve zaten hiçbir zaman da orada olmayacaklarını anlayamamak yatıyor.

Zira Akrep, ancak ötekinin elinde duran aynadan görmeye alışkın kendini. O ayna kirliyse, görüntü de kirli. Sorunlar, çoğunlukla kendi aynasına dönüp bakamamaktan kaynaklanıyor. Kendi gücünün ve güzelliğinin bir başkasının bakışına endeksli olduğu yanılsaması, kendi gerçeğine kör kalmakla ödeniyor. Oysa şimdi, bu kriz bir fırsat, kendi aynasını temizleyebilir ve çevirebilir yüzüne, görebilir daha önce göremediklerini.

Boğa kanunlarının en baskın maddesi ‘korumak’tır. Sevgiyi, ilişkileri, gücü, zar zor kazanılmış ve öyle kolay kolay da elde edilemeyecek tüm değerleri korumak... Hiçbir şeye sahip olmasa bile, hiçbir şeysiz kalsa bile, kendi özüne sahip çıkarak, kaynağı kendinde saklı değerlerine sarılmak, kıymetini bilip, ilmek ilmek dokumak...
Ancak sahip olduklarını korumak uğruna, kendi öz değerini de yok saymamak ve saydırmamak...

Kendini bir başkasının çatlak ve kirli aynasından değil, kendi aynasından görebilmek, o aynaya gözü gibi bakabilmek, o aynayı temiz tutabilmek ve bir başkasına asla teslim etmemek.

“Kendimi sevmem için, bir başkasının sevgisine, bakışına, vereceği ya da vermeyeceği kıymete ihtiyacım yok.”

Bu dolunayda, güç ikmali için kullandığımız dış kaynaklarla ilgili sonlanmak üzere olan bir süreç var. Bu sıkıca tutulmuş bir dost eli, sığınılmış derme çatma bir ilişki ya da maddi bir bağımlılık olabilir. Bir başkasının desteğini almakta sorun yok ancak buna ‘muhtaç olduğunu’ düşünen parçamız, kendi öz potansiyelini keşfetmek ‘zorunda kalıyor’.

Bu zorunda kalma hali, sarsıcı biçimde ortaya çıkabilir. Derinlerde iyi bilip yüzeyde inkar ettiğimiz gerçeklerle yüzleştirici bir etkide olabilir. Bir şey işitebilir, görebiliriz. Bir şeyin peşine düşüp kurcalayabilir ve bir şeyleri ortaya çıkarabiliriz. Güvendiğimiz dağlara kar yağabilir; bir kapı ansızın yüzümüze kapanabilir. Varsın kapansın!

Mars’ın öfkeli duruşu, yakıcı ve yıkıcı bir tavır içerisinde olabileceğimizi gösteriyor. Kare açıyla bağlandığı Merkür ise, hemen her şeyin sanki bize düşman gibi göründüğünü anlatıyor. En nihayetinde, olması gerekenler olacak ve artık sizinle ‘gerçekten önemli olanlar’ arasına bir şeyin girmesini mümkün kılmayacak.

Siz bir kriz yaşadığınızı, bir problemle karşı karşıya geldiğinizi, yara aldığınızı düşünseniz de, hayatın planı başka... ‘Birlikte’ yürürken bile attığınız adımların yalnızca size ait olması, kendi yolunuzu bulmanız ve gerçek gücünüzü görmeniz için hayat size tertemiz bir ayna uzatıyor. Önemli olan yegane şey şu: aynaya bakacak mısınız?

Sevgiyle ve ışıkla♥️

Paylaş

Ceren Yalçın Kaplan, Astrolog ve Eğitmen

Aylık gökyüzü notları, doğum haritası analizi ve butik astroloji eğitimleri.

Bu sitede zorunlu çerezlerin yanı sıra, izin verirseniz analitik ve pazarlama çerezleri kullanıyoruz. Çerez Politikası

Çerez tercihleri

Her kategoriyi ayrı ayrı açıp kapatabilirsiniz. Kararınızı bu panelden, sayfanın altındaki “Çerez Tercihleri” bağlantısıyla her zaman değiştirebilirsiniz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.

  • ZorunluOturum, kimlik doğrulama ve güvenlik. Devre dışı bırakılamaz.Her zaman açık

İzni geri çektiğinizde yüklenmiş ölçüm betikleri bir sonraki sayfa yüklemesinde çalışmaz.