Aslan'da Dolunay: Olduğun Gibi | Ceren Yalçın Kaplan | Astroloji Danışmanlığı ve Butik Astroloji EğitimleriCeren Yalçın Kaplan | Astroloji Danışmanlığı ve Butik Astroloji Eğitimleri
Yazılara Dön
Aslan'da Dolunay: Olduğun Gibi
Paylaş:
Dolunay

Aslan'da Dolunay: Olduğun Gibi

Ceren Y. Kaplan
5 dakika

Aslan'da dolunay bizi olduğumuz gibi olmaya davet ediyor.

“Benim ‘biz’ haline gelebilmem için, önce ‘ben’ olmam gerek.” Irvin Yaloom

Güneş dahil beş gök cisminin birden Kova burcunda toplandığı ve Aslan’daki Ay’ın tek başına bu kalabalığı karşısına aldığı bir gökyüzü var bu akşam.

Pluto & Mars kavuşumunun Kova’daki bu toplaşmayı domine etmesi ve Mars’ın Uranüs ile gizli sert kontağı, içimizde yükselen bir sıkışmanın ansızın volkanik bir patlamaya dönüşebileceğine işaret…Bu sıkışıklık, sürüden kabul görme gayreti ile sahte bir güç gösterisi ardına gizlenerek kendi duygu ve isteklerine yabancılaşmanın gerginliği olsa gerek. Aslan’daki Ay, ateş elementini tek başına taşıyor, dolayısıyla öfkenin ve dramatikliğin dozu oldukça yüksek. ‘Tribüne oynama’ diyebiliriz buna kısaca.

Evet Aslan’daki Ay, tek başına Kova’daki dizilimi karşısına alıyor; lakin, Ay’ın ipini yine Kova’daki Güneş tutuyor; içinde bulunduğumuz topluluklara, sosyal medya takipçilerine, bize ihtiyaç duyduğunu sandığımız, ancak esasen bizim ihtiyaçlılığımızı örten kalabalıklara kükrüyoruz durmadan: ‘ben bilirim, ben çok iyiyim, ben kendime yeterim, yoo ben güçlüyüm, bakın hiç acımadı...’

Bu anlamsız nümayişin sebep olduğu içsel baskı gün gibi ortada: gerçek anlamda özgür olmak istiyoruz. Sistem, çevre ya da toplum dediğimiz hapishanenin demirlerini kırmak, bizi hakikatimizden ve yüreğimizde delicesine kabaran tutkulardan fersah fersah uzağa savuran her şeyden kurtulmak istiyoruz.

Şimdi ve hemen!

Ay, neredeyse tüm gezegenlere karşıtlık kurarken, omurgamızdan yukarı hızla taşan arzularımız ile yıllarca inşa ettiğimiz kimliğimiz, mantığımız, değerlerimiz ve dahil olduğumuz sürü tarafından bizden beklenenler arasında kalıyor, galibi olmayan bir düelloya itiliyoruz. Galibi yok, ama arada kalırsak mağlubu biz olacağız. ‘Her şeyi kaybedermişiz’ gibi görünen bu ikilemde, ‘aslında kaybedecek pek bir şey yokmuş’ noktasına gelmemiz an meselesi.

Venüs, Merkür ve Mars dolunay anında Güneş’ten ‘yanık’. Otoriteleri yok; Güneş’in yani egonun boyunduruğuna girmişler. Bu, Kova olunca toplumsal bir ego. Benden beklenenler, yapmam gerekenler, düzen getirmem, revize etmem, vizyonumla yön vermem gerekenler, bana ihtiyaç duyulan alanlar, ötekiler namına yapılacak bir dolu şey…

Oysa BEN dediğim her ne ise, BİZ’den evvel kurulmalı, özümsenmeli, kabul görmeli. Ve bu tamamen içsel bir süreç. Bir nevi, ben’le ben arasında bir mesele.

Kendi yaralarını kapatmak için başkalarının yaralarına koşuyorsan, kendi gözyaşını yutup başkalarınınkini siliyorsan, herkesin yardımına koşup özünün çığlıklarına sağırlaşıyorsan, üzgünüm, sen güçlü değilsin. Sen aşırı verici değilsin, sen kurtarıcı değilsin, sen şifacı değilsin. Kendi sesini bastırmak için, müziği son ses açıyorsun, o kadar.

Sen kendini görmüyor ve duymuyorsun; bebeğinin canhıraş ağlayışını duymayacak bir anne var mıdır, peki sen neden kendi ihtiyaçlarına, kendi gözyaşlarına, kendi şefkat arzuna bu denli kulak tıkıyorsun?

Bu dolunay, ‘birileri uğruna’ neden kendine yabancılaştığını sorgulatacak.

‘Özgürüm’ derken, o başkaları denen kodeste neden sıkışıp kaldığını...

‘Güçlüyüm’ derken, sıradan insan olma hakkından neden mahrum kaldığını...

‘Hallederim’ derken, kendini neden daha kolay yollara sapmaktan alıkoyduğunu...

Görmüyor musun, kendini olduğun gibi, tüm orijinalliğinle, en sıradan ve insan yönlerinle, tüm zaafların ve kırılganlığınla ortaya koyamaman, gerçek bağlar kurmana engel oluyor. Sahneye çıkıyor ve kalabalığın kuru gürültüsünden kendi sesini duyamıyorsun. Bir oyuncu gibi, sana biçilen rolleri oynamaktan, has, hakiki, özgün ve belki de vahşi olan doğana yabancılaşıyorsun.

Artık içinde olduğumuz toplumda ya da en basitinden sosyal medyada, daha çok, hakiki sesi, rengi ve varoluşu ile yeni yollar açacak insanlara ihtiyaç var.

İki hafta sonra Kova’da ilk Güneş Tutulması var. Temmuz’da Kuzey Düğüm Kova’ya geçiyor. Artık ‘show business’ devri kapanıyor. Ne ise o olduğunu cesurca ortaya koyan, gerçek tutkularının peşinden koşan, ‘kim ne der’ tuzağından, ‘beğeni sayısı’, ‘yorum silsilesi’ yemlerinden azade orijinalliğini her ne pahasına olursa olsun gözler önüne koyan insanlara ihtiyaç var.

Herkesin gittiği yoldan gitmemek ama yaşlı, yorgun ve yalnız bir aslana da dönüşmemek; tutkuyla, ateşle, cesaretle olduğumuz gibi olabilmek mümkün mü?

Bu dolunay, önümüzdeki tutulma hattının bir ön hazırlığı gibi; önce kendimize, sonra çevremize bu dürüstlüğü borçlu olduğumuzun farkına varamazsak, büyük güç kayıpları bizi bekleyebilir.

Yükselende Akrep’in yöneticisi Mars, Ay ve Pluto ile kontraparalelde; ne isek o olamamanın ve gerçek tutkularımızı terk etmenin bedellerini ait olmadığımız bir yerde bulunarak ve anlamsız güç savaşlarına çekilerek ödemek... Öfkeyle kalkanın zararla oturacağı çok aşikar bir tablo içerisinde, üstelik.

Şimdilerde gökyüzü tüm devinimleriyle buram buram ‘cesaret!’ diye haykırırken, ilk ve en öncelikli olarak, ‘olduğumuz gibi’ olmak için cesaret gösterebiliriz.

Yüreğimizin derinlerinde nasılsa, öyle.

Sevgiyle ve ışıkla💙


Bu yazıda, dolunay konusunda derinlemesine bir bakış sunmak istedim. İçsel yolculuğumuzda, bu tür bilgiler bize yol gösterici olabilir ve kendimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

Her bireyin kendine özgü bir yolculuğu vardır. Bu yazıda paylaştığım bilgiler, sizin kendi deneyimlerinizi anlamlandırmanız için bir başlangıç noktası olabilir. Kendinizi tanıma ve geliştirme sürecinde sabırlı ve şefkatli olmanızı öneririm.

Eğer bu konular hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, eğitim programlarıma göz atabilir veya benimle kişisel bir danışmanlık seansı için iletişime geçebilirsiniz.

Daha Fazla Öğrenmek İster misiniz?

Eğitim programlarım ve kişisel danışmanlık hizmetlerim hakkında bilgi almak için iletişime geçin.

Diğer Yazılarıma da Göz At

Kova’da Dolunay: Odisseus’un Esareti - Dolunay
Dolunay
28.07.202610 dakika

Kova’da Dolunay: Odisseus’un Esareti

Nolan’ın ‘Odysseus’u, filmi henüz izlemediyseniz bile, gereğinden de çok tartışıldığı için mutlaka gözünüze ilişmiştir. Filmi izler izlemez heyecanla Kova dolunayını yazmak istedim; çünkü üç bin yıllık bir ‘kibir’ anlatısının öyle ya da böyle, kolektif bilincin yüzeyine, tam da şu an fırlamış, fırlatılmış olması tüylerimi diken diken ediyor. Tam da düğümler Aslan-Kova aksına geçmiş ve şimdi suru üfleyecek Kova dolunayı yaklaşmışken...

Yengeç’te Yeniay: Perde - Yeniay
Yeniay
13.07.20268 dakika

Yengeç’te Yeniay: Perde

Yengeç yeniayı, yıllardır hiç kımıldamadan asılı duran ve gerçekte ne istediğimizi ustaca gizleyen perdelerimizi usulca havalandırıyor.

Oğlak'ta Dolunay: Sisifos'un Düşü - Dolunay
Dolunay
30.06.20267 dakika

Oğlak'ta Dolunay: Sisifos'un Düşü

Oğlak burcunda bir dolunay yaşıyoruz. Dolunay, 18 Ocak’taki Oğlak yeniayında kendimize koyduğumuz hedeflerin objektif biçimde sorgulanmasını gündeme getiriyor.

Akrep'te Dolunay: Korku - Dolunay
Dolunay
01.05.20267 dakika

Akrep'te Dolunay: Korku

1 Mayıs'ta gerçekleşecek olan Akrep dolunayı, en kuytu köşelerimizi, en saklı gölgelerimizi ve en derin korkularımızı bize yansıtan bir mercek gibi üzerimizde parlıyor.

    Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek ve site trafiğini analiz etmek için çerezler kullanmaktadır. KVKK Aydınlatma Metni