
Aslan’da Güneş Tutulması: İkarus’un Düşüşü
12 Ağustos akşamı Aslan burcunda ve Güney Düğüm yönünde gerçekleşecek Güneş tutulması, bizi bekleyen uzun bir ‘değişim’ sürecinin başlangıcına imza atıyor. Bu tutulma ile inatla tutunduğumuz kimliklerin çözülmesi, alışıldık rollerden çıkmamız ve oldukça köklü değişiklikler yapmamız söz konusu olacak.
Aslında bir süredir bizim de içten içe delicesine arzu ettiğimiz bu köklü değişimin temelini oluşturan gündemler, Şubat ayındaki ilk tutulma sonrası görünür olmuştu. Ancak o dönem, göklerdeki su yoğunluğu nedeniyle önümüzü net biçimde göremiyorduk. “Hislerim gerçeği mi gösteriyor, yoksa kendimi mi kandırıyorum?” diyor, emin olamıyorduk. Sonra gökyüzü değişti, arzu ettiğimiz değişimi doğuracak cesaret ve coşku yüklendi. Birileri ‘sana rahat batıyor’ dese de, bizler, artık hiçbir şekilde bizi beslemeyen bir gidişatın son demlerinde olduğumuzu biliyorduk, içten içe.
Kova’daki Güneş Tutulması’nın ortaya çıkardığı tablo son derece net olsa da, kabullenmek de hiç kolay değildi. Kesip atmak istediğimiz her dalın altından ‘bunca emek verdim’ bahanesi fışkırıyor, kaybetme korkusu, suçluluk ve olası pişmanlıklar zihnimize üşüşüyordu. Kabul edemedikçe, ölü numarası yapmaya devam ettik. Sistemi olduğu haliyle korumaya, sürdürmeye çalıştık. Ancak geçtiğimiz Kova dolunayı öyle sert vurdu ki, doğrudan bir girdabın içinde bulduk kendimizi. Kulaklarımızı sağır edercesine şiddetli bir ses açıkça işitildi:
“Artık bu böyle devam edemez. Kimliğinin, daha doğrusu kimliğin sanıp tutunduğun, sürdürmek için direndiğin, korumak için uğruna tükendiğin şeyin, şimdi yanıp kül olması, başkalaşması, dönüşmesi gerek.”
Yanıp kül olmanın da ayrı bir tadı var. Benim gibi Pluto etkili biriyseniz, yüzlerce kez yanmalar, kül olmalar ve bir yığın zaruri metamorfoz vız gelip tırıs gittiği gibi, sizi heyecanlandırabilir bile. Ancak şimdi konu dönüşmek isteyip istememeniz, bundan hoşnut olup olmamanız değil. Şimdi konu, artık kaçınılmaz bir gündem haline gelen bu dönüşümde ne yöne savrulacağınız. Çünkü, evet, artık özgürce uçmak istiyoruz; bir göçmen kuşun tek bir kanat çırpışı ile bir hava akımından bir diğerine geçişi gibi, bizler de bulunduğumuz yerden bir başka yere konmak ve belki bu yeni yerin şeklini almak istiyoruz. Aslında öyle ya da böyle en sonunda kabul etmek zorunda kaldığımız ve yavaş yavaş da alıştığımız şey, uzundur içinde olduğumuz bu suyun kaynama derecesi. Ama nereye, nasıl ve ne şekilde evrileceğiz? İşte esas soru bu.
Yeni bir kimliği, biçimi, varoluşu, bir öncekinin huylarını ve huysuzluklarını muhafaza ederek biçimlendirdiğimde elimdeki şey ‘yeni bir şey’ olur mu?
Kalbimin götürdüğü yere mi gidiyorum gerçekten, yoksa farklı bir gemide aynı kaptanla, benzer güzergahlara mı yol alıyorum?
Komşunun çimenleri daha yeşil görünüyor belki ama burada değil de orada olduğumda gerçekten yeni bir şey mi deneyimleyeceğim, yoksa aynı şeyin lacivertinde mi tükeneceğim?
Özgürleşmek adına kanat çırparken, yine kendi merkezimden fersah fersah uzaklara düşüp, yine yeniden başkalarının güneşinde yanıp yitirecek miyim tüm anlamlarımı, renklerimi, özgünlüğümü? Ikarus gibi…
Yunan mitolojisinin o unutulmaz hikayesini hatırlayalım...
Daidalus ve oğlu İkarus, Girit'teki bir kulede tutsak edilir ve bunun üzerine Daidalus, kuş tüylerini balmumuyla birleştirerek oğlu Ikarus’a kaçabilmesi için bir çift kanat yapar. Fakat öncesinde İkarus'u uyarır: “Eğer çok alçaktan uçarsan deniz kanatlarını ıslatır; ama güneşe de çok yaklaşırsan balmumun erir, kanatların yanar, düşersin. Ne çok aşağıda tut kendini, ne de çok yükseklerde…”
Ancak uçmanın verdiği özgürlük ve heyecanla adeta sarhoş olan Ikarus bu öğüdü hızlıca unutur. Coşkuya kapılır, Güneş’e yaklaşır, balmumu erir, tüyler dağılır ve denize çakılır.
İşte şimdi bizler de Ikarus’un düşüşünü anımsatan bir gökyüzü altındayız. Tutulma anında yükselende Balık burcunu görüyoruz; sınırları aşıp ötesine geçmeye, uçmaya dair fanteziler, her şeyi yapabileceğini sanan, had hudut tanımayan bir genişleme isteği ve gerçeği görememeler olası.
Yükselen yöneticisi Jüpiter Aslan’da abartılı bir özgüven ile Merkür’le kavuşumda: zihin, belki gerçek kapasitesinin çok ötesinde, gerçekliği büyüklük kompleksiyle bükerek, yaratıcılık, sanat, aşk ve hayaller yoluyla zihnin surlarını aşmaya çabalıyor. Aslında bu çok güzel, çok büyük bir potansiyel ancak topraksız bir gökyüzünde her şey uçuş uçuş işte, arzular, hevesler, ‘ben oldum’ halleri apansızca büyüyor fakat ayağımız hiç ama hiç yere hiç basmıyor.
Görmeniz gereken asıl gerçek, suretinizi yansıtan aynaların dev illüzyonu, sizi bir yerden kaçarken aynı yere düşmenin tuzağına itiyor. Bu tutulma, iki yönlü bir vaat sunuyor, seçim sizin:
1. Şimdi ve burada sahip olduklarına burun kıvırıp, sınırsızlık istenci ile kapasitesinin çok üstüne çıkmak, çarpacağı ilk gerçeklik duvarı ile sert bir düşüş deneyimlemek.
2. Sabır ve itidalle, kendine güvenerek ama sınırlarının farkında olarak, yeni bir oyun kurmak ya da mevcut oyunu kitabına göre oynamasına engel olan şahsi kaprislerini fark edip, ezip geçerek ileri atılmak. Bu, prensiplerinden ödün vermek anlamına gelmiyor ve bunu seçenleri, Satürn desteği ile müthiş bir yeniden yapılanma fırsatı bekliyor.
Eğer gerçeklik testini doğru işletmez ve egonuzu alt ettiğinizi sanarken daha da büyük bir gururla çok yüksekten uçmaya kalkarsanız, yalnız Ikarus gibi yanmakla kalmaz, büyük bir kibir kırılması da yaşayabilirsiniz. Bu da elbette yaşanmalıdır gerekliyse…
Ancak özellikle ikili ilişkilerde ne yöne doğru uçtuğunuzu doğru tayin etmelisiniz. Mars, Venüs ve Neptün’ün oluşturduğu T-kare ile, hayal ve gönül kırıklıklarına, ‘ne umdum ne buldum’lara kapı aralayan gökyüzü, çok yüksekten uçanları da, pek yakında gerçeklerin soğuk ayazı ile tanıştıracaktır.
Tüm bunların içinde iyi olan ne derseniz…
Yanlış hatırlamıyorsam bir zen ustasının sözüydü bu:
“Egonuz için berbat bir gün, tekamülünüz için muhteşemdir.”
Tutulmanın Sabian sembolü de haritanın anlattıklarıyla birebir örtüşüyor: “Sarhoş tavuklar sersemlemiş halde kanat çırparak uçmaya çalışıyor.” Bu sembol, gerçekliğin kaybına işaret ediyor. Abartılı hedefler, büyük hayaller ve yersiz bir özgüvenle, bir illüzyona kapılarak ya da henüz yeterince olgunlaşmadan yapılmış girişimleri tasvir ediyor. Şimdi, kapasitemizi zorlayarak yeni bir şeyler deneme isteğimiz yoğun olabilir ancak hazır olmadan ve sınırlarımızı doğru tayin etmeden büyük adımlar atmamız, sonradan hüsrana uğratabilir. Öte yandan tutulmaya eşlik eden Algenubi sabit yıldızı da benzer bir niteliği vurguluyor. İlham veren bir liderlikle güç sahibi olma teması içeren bu yıldız, Aslan burcunun gölge yönlerine atıfta bulunuyor: cesur girişimler yapmanın zamanı gelmiş olabilir ancak yakıtınız öfke, kıskançlık, kibir ve kontrol saplantısı olmasın. Yıkıcı hislerle gelen bir değişim kimseyi mutlu etmeyecektir.
Şimdi, artık kaçınılmaz biçimde önümüzde bir yol ayrımı duruyor. Tutulmalar bunun için var; uzun zamandır içinde kıvrandığımız kördüğüm artık çözülüyor. Yine de elbette, her zamanki gibi bir seçim şansımız var. Kendi gerçeğine körleşmiş bir Ikarus mu, imkansızı zorlayan sarhoş bir tavuk mu, yoksa ego zihnini kontrol ederek arzularını gerçeklerle hizalamış bir insan mı olacağız bundan sonra?
Belki de ilk iş, kendimize kim olduğumuz ve neyi istediğimiz hakkında dürüst davranmaktır. İçimdeki bu değişim, dönüşüm ve ‘bir başka hayat’ arzusunu kamçılayan nedir? Egonun doymak bilmez iştahı mı, hırs mı, yarış mı, onay ve alkış arayışı mı, nedir bu beni bir yerden bir yere savuran? Bugün beni hezimete uğratan ve aksini aradığım şey nedir?
Sonrasında sınırlar çizilir, yeni rota belirlenir, kanatlar takılır ve gönlümüzce uçarız.
Orayı pek dert etmeyin, orası kolay...
Bu yazıda, tutulma konusunda derinlemesine bir bakış sunmak istedim. İçsel yolculuğumuzda, bu tür bilgiler bize yol gösterici olabilir ve kendimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.
Her bireyin kendine özgü bir yolculuğu vardır. Bu yazıda paylaştığım bilgiler, sizin kendi deneyimlerinizi anlamlandırmanız için bir başlangıç noktası olabilir. Kendinizi tanıma ve geliştirme sürecinde sabırlı ve şefkatli olmanızı öneririm.
Eğer bu konular hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, eğitim programlarıma göz atabilirsiniz.
Daha Fazla Öğrenmek İster misiniz?
Eğitim programlarım hakkında bilgi almak için iletişime geçin.



