Koç'ta Yeniay: Elveda | Ceren Yalçın Kaplan | Astroloji Danışmanlığı ve Butik Astroloji EğitimleriCeren Yalçın Kaplan | Astroloji Danışmanlığı ve Butik Astroloji Eğitimleri
Yazılara Dön
Koç'ta Yeniay: Elveda
Paylaş:
Yeniay

Koç'ta Yeniay: Elveda

Ceren Y. Kaplan
7 dakika

İki hafta önce gerçekleşen ve ilişkilerimizde bir dönemin kapanmakta olduğunu tasvir eden Terazi dolunayının tamamlayıcısı niteliğinde bir yeniay gerçekleşiyor.

“Elveda diyecek kadar cesursan, hayat seni yeni bir merhaba ile ödüllendirir.” Paulo Coelho

İki hafta önce gerçekleşen ve ilişkilerimizde bir dönemin kapanmakta olduğunu tasvir eden Terazi dolunayının tamamlayıcısı niteliğinde bir yeniay gerçekleşiyor.

Şiron kavuşumlu Koç yeniayının yoğun ateşi, ‘ben’ dediğimiz bu kıymetli varoluş içinde zihnimizi, ruhumuzu ve hatta bedenimizi tehdit eden, kökü derinlerde yatan ve altımızda kaynayıp duran bir kazan gibi bizi yakıp kül eden yaralarımızla yüzleşmemiz için bir davet sunuyor; içimizdeki cesaret ateşini harlıyor.

Belli ki bu bahar yalnızca hava, toprak ve su değil, içimizde çoktandır dumanı tütmeyen bir ateş uyanacak; öncesinde halının altına süpürdüğümüz, helalleşemediğimiz, belki geçmişten gelen ama illa ki bugünümüzü etkileyen her ne ise, şimdi onun gözüne, gözünün ta içine bakacağız.

Gökyüzü, gözü kara bir enerjiyle dolup taşıyor. Güneş ve Ay dahil 6 gökcisminin birden Koç burcunda olduğu yeniay, elbette Koç’un temsil ettiği cesur adımları ve yeniayın temsil ettiği yeni başlangıçları vaat etmekte. Ancak 27 derecede gerçekleştiği için, güçlü bir ‘ben’ duygusu ile harekete geçmeyi teşvik edecek olsa da, öncelikle kaybedilmiş iradenin geri alınmasını ve uzun süre tolere edilmiş bir zulmün sonlandırılmasını talep ediyor.

Şiron’un yeniayla kavuşumu, zaruri vedaların çok eskiye dayanan yaralarımızı deşebileceğini gösterse de, korkmuyoruz. Sabrımız öyle taşmış ki, bir çırpıda bavulumuzu toplamış, kapının önüne dikilmiş, nereye gideceğimizi bilmeden alanı terk ediyoruz. Bu, bir nevi “yanmayı göze alma” hikayesi, bu nedenle şimdi kapsamlı bir yol haritasına değil, yalnızca çırılçıplak bir cesarete ihtiyaç duyuyoruz.

Çünkü geçmişe tutunarak ve kendimizi kandırarak bir yere varamayacağımızı kaç kez fark edeceğiz; artık farkında olmak yetmiyor. Eylem gerekiyor. Hiç gerçekleşmemiş olanın ‘belki’si de, hiç söylenmemiş olanın ‘keşke’si de, olup bitenlerin ‘ama’sı da, taşıyabileceğimizden fazla artık. Olanı olduğu gibi yere bırak ve kalk. Duyduğunu işit ve kabul et.

Söyleyeceğini söyle ve git.

Elveda.

Kapıyı açmalı ve yola çıkmalıyız. Her zamanki gibi hikayemizi sil baştan yazmaya gönüllü olmalıyız. Boşuna değil gökyüzünün kıpkızıl Mars ateşine bürünmesi. Sistem, arzu edilen değişim için en doğru motivasyonda olduğumuzu, en başından beri arzu ettiğimiz gelecekle hizalanmak için eyleme geçmenin artık ertelenemez olduğunu işaret ediyor bize.

‘Ben gidiyorum.’ Bunlar bugüne kadar söylenmiş en güzel sözcüklerdir. Söyleyin. Sonra gidin. Clarissa P. Estes

Yeniayı yöneten Mars, harekete geçmemizi destekliyor: çoktan her yolu denemiş, herkesi dinlemiş, her türden veriyi toplamış, her ihtimali düşünmüşüz; artık başka yol kalmamış, o çırılçıplak cesaretten başka çıkış yok, geriye yalnızca o ilk adımı atmak kalmış. En delişmen haliyle parlayan Mars’ın Satürn’le kavuşacak olması, bir engelmiş gibi gözükse de, hayır değil. Bu önemli kavuşum, içimizdeki o deli fişeği hizaya getiriyor; hayır bir anlık öfkeyle patlamayacaksın, hayır yoldan çıkmayacaksın, aksine her şey muazzam bir sakinlikte ve nizamda gerçekleşecek. Karşımıza geçmiş kükreyen kağıttan kaplanlara güleceğiz, o kadar hazırız ki, o kadar kararlıyız ki, bu netlik ile yolumuza örülmüş tüm duvarları yıkarız zaten; Pluto’nun destek açısı, değişim için yıkım şartsa, bunu bile göze alabileceğimizi gösteriyor. Belki de bildiğimiz tek bir şey var: artık vakti geldi ve beklemeye tahammül yok.

Öte yandan içimizdeki ateşi, elindeki bir kova su ile söndürmeye çalışan Jüpiter, içi çürümüş bir aidiyet ve sadakat masalı ile manipülatif bir ikna konuşması yapıyor. Yeniayla kavuşan Şiron ve yükselende Güney Düğüm ile kendimize olan güvensizliğimiz ‘hop, ben de buradayım’ diyor. Deli cesareti ile bir hışımda atılmak ve özgürlük için yanıp kül olmayı göze almakla, köşede pusuya yatıp hiçbir zaman gelmeyecek olan doğru anları, koşulları ve insanları beklemek arasında donup kalıyoruz.

Elimizde bavul, kapının eşiğinde durmuş, eski bir refleksle haritayı arıyoruz ceplerimizde. Şimdiye dek sahip olduğumuz tüm haritalar çoktan denenmiş, bir yere çıkmayan sokakları gösteriyor... Bu kez şimdiye dair bir harita yok. ‘Şimdi’ henüz doğmuş, yepyeni, belirsiz... Yolu bilmemek, ürkütüyor; bu bilinmezliğin içindeki potansiyele inanmak istesek de inanamıyoruz.

Şiron... Özgüvensizliklerimiz, zayıflık hislerimiz, bir başımıza başaramayacağımıza olan o körkütük inancımız... Geçmiş, üzerimize çullanıp ‘yine aynısı olacak’ masalını anlatırken, daha önce tadına bakılmamış bakir ihtimaller karşımızda göz kırpıyor. Gözümüz bir yanıp bir sönen o ışıkta, yüreğimiz geçmişin yarasında oyalanırken, gelecek coşkuyla bizi çağırıyor: ‘gel korkusuzca!’. Tam bir adım atacağız, zihnin sesini duyuyoruz: ‘önlemini al, gitme, dur!’

Hayır!

Şimdi harita yok, pusula kayıp, bu sefer böyle olması gerekiyor. İçindeki deli fişeği, tam da cesaret kazanmışken, sonu gelmez tedbirlerle durdurma. Muzaffer bir kurtarıcı, kusursuz bir plan ve ne yapacağını söyleyen bir dış sese ihtiyacın yok artık. Kalbinin pusulası ve içindeki ateş, bak sana yolu gösteriyor. Ve böylesi bir rotada asla yanılmayacağını çok iyi bilen ermişlerin güçlü inancı ile, elveda.

“Biz senin göğsünü genişletmedik mi? O belini büken yükü üzerinden kaldırmadık mı?” İnşirâh


Bu yazıda, yeniay konusunda derinlemesine bir bakış sunmak istedim. İçsel yolculuğumuzda, bu tür bilgiler bize yol gösterici olabilir ve kendimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

Her bireyin kendine özgü bir yolculuğu vardır. Bu yazıda paylaştığım bilgiler, sizin kendi deneyimlerinizi anlamlandırmanız için bir başlangıç noktası olabilir. Kendinizi tanıma ve geliştirme sürecinde sabırlı ve şefkatli olmanızı öneririm.

Eğer bu konular hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, eğitim programlarıma göz atabilirsiniz.

Daha Fazla Öğrenmek İster misiniz?

Eğitim programlarım hakkında bilgi almak için iletişime geçin.

Diğer Yazılarıma da Göz At

Kova’da Dolunay: Odisseus’un Esareti - Dolunay
Dolunay
28.07.202610 dakika

Kova’da Dolunay: Odisseus’un Esareti

Nolan’ın ‘Odysseus’u, filmi henüz izlemediyseniz bile, gereğinden de çok tartışıldığı için mutlaka gözünüze ilişmiştir. Filmi izler izlemez heyecanla Kova dolunayını yazmak istedim; çünkü üç bin yıllık bir ‘kibir’ anlatısının öyle ya da böyle, kolektif bilincin yüzeyine, tam da şu an fırlamış, fırlatılmış olması tüylerimi diken diken ediyor. Tam da düğümler Aslan-Kova aksına geçmiş ve şimdi suru üfleyecek Kova dolunayı yaklaşmışken...

Yengeç’te Yeniay: Perde - Yeniay
Yeniay
13.07.20268 dakika

Yengeç’te Yeniay: Perde

Yengeç yeniayı, yıllardır hiç kımıldamadan asılı duran ve gerçekte ne istediğimizi ustaca gizleyen perdelerimizi usulca havalandırıyor.

Oğlak'ta Dolunay: Sisifos'un Düşü - Dolunay
Dolunay
30.06.20267 dakika

Oğlak'ta Dolunay: Sisifos'un Düşü

Oğlak burcunda bir dolunay yaşıyoruz. Dolunay, 18 Ocak’taki Oğlak yeniayında kendimize koyduğumuz hedeflerin objektif biçimde sorgulanmasını gündeme getiriyor.

Akrep'te Dolunay: Korku - Dolunay
Dolunay
01.05.20267 dakika

Akrep'te Dolunay: Korku

1 Mayıs'ta gerçekleşecek olan Akrep dolunayı, en kuytu köşelerimizi, en saklı gölgelerimizi ve en derin korkularımızı bize yansıtan bir mercek gibi üzerimizde parlıyor.

    Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek ve site trafiğini analiz etmek için çerezler kullanmaktadır. KVKK Aydınlatma Metni